Cumhuriyet Edebiyatı

CUMHURİYET DÖNEMİ (1923-  ...  ) 

Cumhuriyet Döneminde Şiir



BEŞ HECECİLER

‘Hecenin beş şairi’ diye anılan bu sançtılar, Milli Edebiyat akımından etkilenmiş ve aruz ölçüsünü bırakarak şiirlerinde hece ölçüsünü kullanmaya başlamıştır.

FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL (1898–1973)

Şiirlerinde hem Anadolu’yu, memleket sevgisini anlatmış hem de bireysel konulara yönelmiş.
‘Sanat’ adlı şiirinde, uygulamaya çalıştığı ‘Memleket Edebiyatı’nın bir felsefesini ortaya koymuştur.
Han Duvarları, Dinle Neyden, Çoban Çeşmesi, Gönülden Gönüle, Bir Ömür Böyle Geçti: Şiir
Özyurt, Canavar, Akın, Kahraman: Tiyatro

ORHAN SEYFİ ORHON (1890-1972)

Bazı şiirlerinde Halk şiirinin şekillerini de kullanmıştır.
Divan şiiri kalıplarını hece ölçüsüne uyularak uyarlayarak gazele benzer şiirler yazmıştır.
Fırtına ve Kar, Gönülden Sesler, Peri Kızı ile Çoban Hikâyesi, O Beyaz Bir Kuştu, Kervan: şiir

HALİT FAHRİ OZANSOY (1891–1971)

‘Aruza Veda’ adlı şiiriyle aruz ölçüsünü bırakıp heceye yönelmiştir.
Derin bir melankoli ve karamsarlık taşıyan şiirlerinde bireysel konuları işlemiştir.
Rüya, Efsaneler, Cenk Duyguları, Paravan, Sulara Dalan Gözler, Sonsuz Gecelerin Ötesinde: şiir
Baykuş, Nedim, Hayalet: oyun

ENİS BEHİÇ KORYÜREK (1892-1949)

Hece ölçüsünde durak değişiklikleri yapmış, aynı şiirde çeşitli hece kalıplarını kullanmayı denemiştir.
Miras, Güneşin Ölümü: şiir

YUSUF ZİYA ORTAÇ (1895-1967)

Fıkralarıyla edebiyatımıza siyasal mizahın başarılı örneklerini kazandırmıştır.
Akından Akına, Bir Rüzgar Esti, Yanardağ, Aşıklar Yolu, Bir Sevgi Gölgesi, Cenk Ufukları: Şiir
Binnaz, Kördüğüm, Latife, Nikahta Keramet: Tiyatro
Göz Ucuyla Avrupa: Gezi Yazısı


MİLLİ EDEBİYAT ZEVK VE ANLAYIŞINI SÜRDÜREN ŞİİR

Kurtuluş Savaşı’nın etkilerinin sürdüğü dönemde ortaya çıkmış, dünyadaki Milliyetçilik akımından etkilenmiştir. Hece ölçüsü kullanılmıştır. Milli konulara yer verilmiştir. Milli hisler ön plandadır.



AHMET KUTSİ TECER (1901–1967)

Şiirlerinde yer yer Anadolu halk motiflerini işlemiş, duygulu şiirler ve memleket şiirleriyle tanınmıştır.
Şiirler: şiir
Koçyiğit Köroğlu, Köşebaşı, Bir Pazar Günü: Tiyatro

ARİF NİHAT ASYA (1904–1975)

Edebiyatımızda ‘Bayrak Şairi’ olarak tanınmıştır.
Şiirlerinde kahramanlık, tarih duygusu, din, aşk, tabiat ve memleket güzellikleri gibi temaları dile getirmiştir.
Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor, Heykeltıraş, Rubaiyat-ı Arif, Kökler ve Dallar, Kıbrıs Rubaileri: Şiir

ORHAN ŞAİK GÖKYAY (1902–1994)

Şiirlerinde Âşık edebiyatı geleneğinin havası hâkimdir.
Özellikle ‘Bu Vatan Kimin’ şiiri çok ünlüdür.

KEMALETTİN KAMU (1901–1948)

Savaş, yurt, gurbet ve aşk konularında dil ve ahengi sağlam; Lirik-epik, hece şiirleriyle tanınmıştır.
Bingöl Çobanları, Gurbet en tanınmış şiirleridir.

ÖMER BEDRETTİN UŞAKLI (1902–1968)

Döneminde ‘Anadolu Şairi’ olarak ünlenmiş şiirlerin önemli bir bölümü bestelenmiştir.
Deniz Sarhoşları, Deniz Hasreti, Yayla Dumanı, Sarıkız Mermerleri: Şiir

NECMETTİN HALİL ONAN (1902–1968)

Çanakkale savaşını konu edinen Bir Yolcu’ya (DurYolcu)adlı şiiri önemlidir.
Çakıl taşları, Bir Yudum Daha: Şiir.

BEDRİ RAHMİ EYÜPOĞLU (1911–1975)

Halk edebiyatının masal, şiir, deyiş gibi türlerine karşı duyduğu hayranlık, şiirlerine yansıtmıştır.
Yaradana Mektuplar, Karadut, Tuz, Dol Karabakır Dol, Yaşadım, Üçü Birden, Dördü Birden: Şiir

BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR (1908–1969)

Şiirlerinde Atatürk devrimleri, Atatürk sevgisi, ulusal duyguları, yurt ve vatan sevgisi gibi konuları işlemiş, hece ölçüsünü kullanmıştır.
Faruk Nafiz Çamlıbel ile ‘Onuncu Yıl Marşı’nı yazmıştır.
Erciyes’ten Kopan Çığ, Burada Bir Kalp Çarpıyor, Benden İçeri: Şiir.

ZEKİ ÖMER DEFNE (1903–1992)

Halk şiiri ve söyleyişlerden ekilenmiş, günlük olaylardan uzak bir dünyanın güzelliklerini anlatmış.
Bazı illerimiz için yazdığı güzellemelerde halk şiiri geleneğinden yer alan motifleri kullanmıştır.
Denizden Çalınmış Ülke, Sessiz Nehir, Kardelenler: Şiir

ÇOŞKUN ERTEPINAR (1914–2005)

Şiirlerinde ‘memleket sevgisi, barış, kardeşlik ve dostluk’ gibi konulara ağırlık vermiştir.
Dönülmez Zaman İçin, Mevsimlerin Ötesinden, Şu Dağlar Bizim Dağlar, Güzel Dünya, Zaman Bahçesinde Tek Adam, Destan Atatürk, Sevginin Yedi Rengi: Şiir


ÖZ (SAF) ŞİİR ANLAYIŞINI SÜRDÜREN ŞİİR

Şiirde her türlü ideolojinin dışında kalarak sadece okuyucuda estetik haz uyandıran bu anlayış,  temsilcilerini her türlü eğilimin dışında tutup bağımsız kişilikler olarak şiir yazmaya yöneltmiştir. Edebiyatımızda bu anlayışın öncüleri Ahmet Haşim ve Yahya Kemal Beyatlı olmuştur.

ÖZELLİKLERİ

Şairler iç ahengi yakalayabilmek için söz sanatlarında, ses benzerliklerinden, redif ve uyaktan yararlanmıştır.
Sembolizmden etkilenmiştir.
Güzel şiirin ancak çalışılarak elde edileceği ve şiirin emek olduğu görüşü hakimdir.
İçsel ve gizemli bir yaklaşımla insan anlatılır.

AHMET HAMDİ TAMPINAR (1901–1962)
Şiirlerinde temel unsur musiki, his ve hayaldir.
Sanatçının şiirlerinde dış öğe olarak zaman kavramıyla
bilinçaltı ağır basar.
Şiirlerini sade bir diller ve hece ölçüsüyle yazmıştır.
Öykü ve romanlarında kendi dönemindeki toplum
yaşamını, bu yaşamın çelişkilerini ortaya koymuştur.
Huzur, Mahur Beste, Saatleri Ayarlama Enstitüsü,
Sahnenin Dışındakiler, Ayandaki Kadın: Roman
Yaz Yağmuru, Abdullah Efendi’nin Rüyaları: Öykü
Beş Şehir: Deneme
Bütün şiirleri: Şiir

NECİP FAZIL KISAKÜREK (1905–1983)

Modern Türk şiirinin mistik şairidir.
Halk şiirimizin öz ve biçim yapısından yararlanılmıştır.
Şiirlerinde, esrarlı iç alemini, felsefi görüşlerini, metafizik, konularını etkileyici bir anlatımla dile getirir.
‘Büyük Doğu’ adlı dergiyi çıkarmış; tarih, medeniyet, batılılaşma ve politika konularında yazılar yazmıştır.
Kaldırımlar, Örümcek Ağı, Ben ve Ötesi, Sonsuzluk Kervanı, Çile (Bütün şiirlerini içerir) : şiir
Bir Adam Yaratmak, Para, Tohum, Reis Bey: Tiyatro

CAHİT SITKI TARANCI (1910–1956)

Şiirlerinde ‘ölüm korkusu’ ile ‘yaşama sevinci’ iç içedir.
Şiirlerini ahenkli bir biçimde, konuşma diliyle yazmıştır.
Ölüm gerçeğini başarıyla anlattığı ‘Otuz Beş Yaş’ şiiri, adeta şairin adıyla özdeşleşmiştir.
Otuz Beş Yaş, Düşten Güzel ve Ömrümde Sükut: Şiir
Ziya’ya Mektuplar: Ziya Osman Saba’ya yazdığı mektupları içerir.

AHMET MUHİP DIRNAAS (1908–1980)

Şiirlerinde aşk. Önemli bir yer tutar; ayrıca doğayı ve ölümü de şiirlerinde işlemiştir.
Ölçü ve uyağa sıkı sıkıya bağlı kalmış, sese ve ahenge önem vermiştir.
 Şiirler: Şiir
Gölgeler, O Böyle İstemezdi: Tiyatro

ASAF HALET ÇELEBİ (1907–1958)
Türk şiirinde modern gelenekçi anlayışının temsilcisi olmuştur. Doğu-batı kültürlerini bağdaştırarak, ilhamını Asya tasavvuf ve dinler tarihinin ünlü kişilerinden, eski Doğu medeniyet ve masallarından alan, egzotik şiirleriyle tanınmıştır.
He, Lamelif, On Mani Padme Hum: Şiir
ÖZDEMİR ASAF (1923–1981)

Duygu ve düşünce yoğunluğuyla birlikte, alay ve taşlama, şiirine egemen olan öğelerdir.
Batı şiiri ve geleneksel Türk şiirinden yararlanarak oluşturduğu bileşim sanatını zenginleştirip geliştirmiştir.
Dünya Kaçtı Gözüme, Lavinia, Yalnızlık Paylaşılmaz, Bir Kapı Önünde, Yuvarlağın Köşeleri, Çiçekler Yemeyin, Ben Değildim: şiir

   YEDİ MEŞALECİLER

 İlkelerini, samimilik, içtenlik, Canlılık ve devamlı yenilik şeklinde açıklanan topluluk, yeni bir edebiyat, farklı bir şiir oluşturmak amacıyla bir araya gelmiştir.

ZİYA OSMAN SABA (1910–1957)

Şiirlerinde; çocukluk özlemi, anlılara düşkünlük ev-aile sevgisi Allah’a kulluk, kadere boyun eğiş, küçük mutluluklarla yetinme, öte dünya özlemi gibi konuları işlemiştir.
Sebil ve Güvercinler, Geçen Zaman, Nefes Almak: Şiir
Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi, Değişen İstanbul: Öykü

VASFİ MAHİR KOCATÜRK(1907–1961)

Aşık tarzında yazdığı şiirlerinde kahramanlık, fedakarlık, ulusal bilinç, vatan ve millet sevgisi temalarını işlemiştir.

Dağların Derdi, On İnkılâp, Tunç Sesleri, Geçmiş Geceler, Bizim Türküler, Hayat Şarkıları: Şiir
Saz Şiirleri Antolojisi, Türk Nesri Antolojisi, Meşhur Beyitler, Türk Edebiyatı Tarihi: İnceleme-derleme

YAŞAR NABİ NAYIR (1908–1981)

Batı edebiyatından kitaplar çevirmiş, antoloji ve derleme alanında çalışmalar ortaya koymuştur.
Kahramanlar, Onar Mısra: Şiir
Bu da Bir Hikâyedir, Sevi Çıkmazı: Öykü
Bir Kadın Söylüyor, Âdem ve Havva: Roman

CEVDET KUDRET SOLOK (1907–1992)

İncelemeler ve ders kitapları hazırlamıştır.
Birinci Perde: Şiir
Sokak: Öykü
Süleyman’ın Dünyası: Roman (üçleme)

KENAN HULUSİ KORAY (1906–1943)

İlk öyküleri, konusu Arap dünyasından olan masala benzer denemelerdir.
Bahar Hikâyeleri, Bir Yudum Su: Öykü
Osmanoflar: Roman

SABRİ ESAT SİYAVUŞGİL (1907–1968)

Psikoloji, eğitim, folklor konularında araştırmalara yönelmiş ve çeviriler yapmıştır.
Odalar ve Sokaklar: Şiir

MUAMMER LÜTFİ BAHŞİ (1903–1947)

Yedi meşale dergisi kapandıktan sonra Yedi Meşalecilerin renkli hayal dünyalarının uzağında kalmıştır.


SERBEST NAZIM VE TOPLUMCU ŞİİR (1920–1960)

Serbest Nazım: genellikle ölçü ve uyağa bağlı bulunmayan, dizelerindeki hece sayısı değişik olan şiirlerdir.
Toplumcu Şiir: bu ebedi hareketin ideolojik arka planı, genellikle materyalist dünya görüşü üzerinde temellendirilmiş ve Marksist ideolojiyle şekillendirilmiştir.

NAZIM HİKMET (1902–1963)

Rusya dönüşü öz, biçim ve tema bakımından yeni şiirleriyle serbest ve toplumcu şiirin öncüsü olmuştur.
835 Satır, Taranta Babu’ya Mektuplar, Memleketimden İnsan Manzarası Simavna Kadısı Oğlu Şeyh Bedrettin Destanı: Şiir
Kan Konuşmaz, İt Ürer, Kervan Yürür, Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim: Roman

RIFAT ILGAZ (1911–1993)

Yapıtlarında, toplumcu bir tutum sergilemiş, yoksulların yaşamını mizahi öğelerle yansıtmıştır.
Yarenlik. Sınıf, Yaşadıkça, Karakılcık, Uzak Değil: Şiir
Radarın Anahtarı, Don Kişot İstanbul’da: Öykü
Hababam Sınıfı, Kabartma Geceleri: Roman

AZİZ NESİN (1915–1995)

İlkin şiir yazmış, sonra mizah öğeleri ağır basan öykülere yönelmiştir.
Sondan Başa, Seviye On Ölüme Beş Kala: Şiir
Toros Canavarı, Hadi Öldürsene Canikom: Oyun
Zübük, Tatlı Betüş, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz: Roman
Damda Deli Var, Kördöğüşü, Yaşasın Memleket: Öykü

CEYHUN ATUF KANSU (1919–1978)

Halk dilinden, halk söyleyişlerinden geniş biçimde yararlanarak, halkın özlemelerini, sevinçlerini, acılarını ve yaşama savaşını coşkulu bir söyleyişle dile getirmiştir.
Bir Çocuk Bahçesinde, Bağbozumu Sofrası, Çocuklar Gemisi, Yanık Hava, Haziran Defteri, Yurdumdan: Şiir

AHMED ARİF (1927–1991)

Şiirlerinde hep ezilen insandan yana olmuş ve ezilenlerin kardeşliğine vurgu yapmıştır.
Türkü, ağıt ve masalların hem içli hem gür sesi ve özüyle beslenmiş, toplumcu şiirlerinde oluşan tek kitap ‘Hasretinden Prangalar Eskittim’ yayımlanmıştır.

ERCÜMENT BEHZAT LAV (1903–1984)

Toplumcu gerçekçi şiirin öncülerindendir.
Ölçülü, uyaklı şiire ilk karşı çıkanlardan biri olmuştur.
Kaos, S.O.S, Mau Mau, Üç Anadolu: Şiir

ARİF DAMAR (1925–2010)

Toplumsal içeriği yoğun, dilde ve biçimde dikkatli, titiz şiirleriyle tanınmıştır.
Günden Güne, İstanbul Bulutu, Alıcı Kuş, Acı Ertelenirken, Yoksulduk Dünyayı Sevdik: Şiir


ŞEVKET SÜREYYA AYDEMİR (1987–1976)

Kendi yaşamını anlattığı ‘Suyu Arayan Adam’ Atatürk ve İnönü dönemlerini incelediği üçer ciltlik ‘Tek Adam’ ve ‘İkinci Adam’ adlı kitapları en ünlü yapıtlarıdır.
‘Toprak Uyanırsa’ adlı romanında bir Anadolu Köyünün, Bir Aydının Öncülüğüyle kalkınmasını anlatmıştır.

VEDAT NEDİM TÖR (1987–1985)

Şevket Süreyya Aydemir ve Yakup Kadri ile birlikte Kadro dergisi kurucuları arasında yer almıştır.
İşsizler, Fevkalasriler, Hayvan Fikri Yedi, Kör, Köksüzler, Üç Kişi Arasında: Oyun

ENVER GÖKÇE (1920-1981)

Sosyalist düşünceyi benimseyerek toplumcu şiirler kaleme almıştır.
Dost Dost ile Kavga, Panzerler Üstümüze Kalkarlar, Eğin Türkleri: Şiir

MEHMET BAŞARAN (1926-….)

1950’li ve 1960’lı yıllarda Köy Edebiyatı hareketinin şiirde önde gelen temsilcilerindendir.
Şiirlerinde direnme ve umut temalarını iç içe işlemiştir.
Ahlak Ağacı, Karşılama, Nisan Haritası, Koca Kent, Pıtraklı Memleket, Gök Ekin, Meşe Seli: Şiir
Mehmetçik Mehmet: Roman

ŞÜKRAN KURDAKUL (1927-2004)

1983-1953 yılları arasında çeşitli dergilerde yayınlanmış şiirlerden sonra toplumcu-devrimci sanata yönelmiştir.
Toplumcu şiirlerini yanı sıra, öykü, inceleme ve araştırmalarıyla da tanınmıştır.
Tomurcuk, Giderayak, Nice Kaygılardan Sonra, Halk Orduları Acılar Dönemi, İhtiyar Yüzyıla: Şiir
Tanıdığın Biri, Beyaz Yakalılar: Öykü
Zindandaki Şair: Oyun

GARİP HAREKETİ (I. YENİ) (1940–1954)

1941’de Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat Horozcu adlı şairler; şiirde var olan aşırı duygusallığa, şairliğiyle, basmakalıp söyleyişe başkaldırmış, şiirlerini ‘Garip’ adlı bir kitap yayımlamışlardır. Bu akımın temsilcilerine göre şiir; duygudan çok akla dayanmalı; duygunun ya da duyarlılığın ürünü olan şairanelikten arandırılmalıdır. Geleneksel şiirin benimsediği her şeyin yeni şiirin dışında tutulmalıdır.

ORHAN VELİ KANIK (1914–1950)

Her çeşit sözcüğü, konuyu şiire sokmuş, halk deyişlerinden yararlanmış, toplumla ilgili yergiye yer vermiştir.
Şairane duygularla parlak görüntüleri şiirden silmiş; Şiiri hayal gücünün kapalı duvarlarından kurtarıp sokağa, gerçek hayata çıkarmıştır.
Şiirlerinde, yapmacıksız, doğal bir söyleyişle günlük yaşayış içinde halktan insanları anlatmıştır.
Garip, Vazgeçemediğim, Destan Gibi, Yenisi, Karşı, Bütün Şiirleri: Şiir
Nasrettin Hoca Fıkraları: Şiire çevirdiği fıkraları içerir.
La Fontaine Masalları: Şiire çevirdiği fablları içerir.

MELİH CEVDET ANDAY (1915–2002)

İlk şiirlerindeki romantiklikten sıyrılarak duygulardan çok, aklın egemenliğine, güzel günlerin özlemine yer verir.
Düz yazılarında çoğunlukla yoğun bir düşünce ile şiirsel esprili, özlü bir dil vardır.
Garip, Rahatı Kaçan Ağaç, Telgrafhane Yan Yana, Göçebe Denizinin Üstünde, Tekenin Ölümü: Şiir
Doğu-Batı Konuşarak, Yasak, Dilimiz Üstüne Konuşmalar, Açıklığa Doğru, Paris Yazıları: Deneme
Mikadonun Çöpleri, İçerdekiler: Oyun

OKTAY RİFAT HOROZCU (1914–1988)

Masallardan, deyimlerden, tekerlemelerden yararlanmış, onarla yeni görünümler kazandırarak toplum sorunlarına deyinmiştir.
‘Perçemli Sokak’ adlı kitabıyla birlikte şiir anlayışında büyük değişiklik olmuş, soyut şiirlere yönelmiştir.
Garip, Yaşayıp Ölmek, Aşk ve Avarelik Üzerine Şiirler, Aşk Merdiveni, Denize Doğru Konuşma: Şiir
Birtakım İnsanlar, Kadınlar Arasında, Atlar ve Filler, Yağmur Sıkıntısı, Çil Horoz: Oyun
Bir Kadın Penceresinden, Danaburnu: Roman

GARİP DIŞINDA YENİLİĞİ SÜRDÜREN ŞİİR

Garip Hareketinin etkisinin sürdüğü yıllarda, şiir onlar kadar bayağılaştırmak istemeyen her biri kendine özgü şiir tarzını oluşturmuş bazı şairler, şiirdeki lirizmi kaybetmeden yeniliği sürdürmüşlerdir.

FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA (1914–2008)

Şiirlerinde güçlü bir Türkçe tutkusu göze çarpar.
Yapma destanları ve epik söyleyişle şiirimizde kendine özgü bir yer edinmiştir.
Havya Çizilen Dünya, Çocuk ve Allah, Çakır’ın Destanı, Üç Şehitler Destanı: Şiir

ATİLLA İLHAN (1925–2005)

Çıkardığı ‘mavi’ dergisinin etrafındaki şairler Garipçilere  karşı Maviciler topluluğunu oluşturmuştur.
Yapıtlarında toplumsaldan bireysel konulara kadar bir dizi konuyu kültürel doku zenginliği ile ele almıştır.
Duvar, Sisler Bulvarı, Yağmur Kaçağı, Ben Sana Mecburum, Bela Çiçeği, Elde Var Hüzün: Şiir
Sokaktaki Adam, Kurtlar Sofrası: Roman

SALAH BİRSEL (1919–1999)

Şiirlerinde konularını alaysamalı bir tutumla işlemiştir.
Denemelerinde şiirin ve edebiyatın kuramlarını ortaya koymuştur.
Dünya İşleri, Hacivat’ın Karısı, Ases, Kikirikname, Haydar Haydar: Şiir

SABAHATTİN KUDRET AKSAL (1920–1993)

Şiirlerinde yaşamın gündelik akışında bireysel sevinç ve mutlulukları dile getirmiştir.
Şarkılı Kahve, Gün Işığı, Duru Gök, Buluşma: Şiir

BEHÇET NECATİGİL (1916–1979)

Şiirlerinde ev-aile-yakın çevre üçgeninden, gerçek ve hayali yaşantıları açık bir dille anlatmıştır.
Kapalı Çarşı, Çevre, Evler, Eski Toprak, Dar Çağ, Yaz Dönemi, Divançe, Beyler, Sevgilerde: Şiir

CAHİT KÜLEBİ (1917–1997)

Yurt köşelerinden manzara ve insanları, içten bir duyarlılıkla şiirlerinde yansıtmıştır.
Adamın Biri, Rüzgâr, Atatürk Kurtuluş Savaşında, Yeşeren Otlar, Süt, Şiirleri Yangın, Bütün Şiirler: Şiir

CAHİT ZARİFOĞLU (1940–1987)

Şiirlerinde dinsel inançları çevresinde ele aldığı Anadolu insanları acı, umut ve sevgilerini yansıtmıştır.
İşaret Çocukları, Yedi Güzel Adam, Menziller, Korku Ve Yakarış, Gülücük, Ağaç Okul: Şiir

ERDEM BEYAZIT (1939–2008)

Şiirlerinde, kendi öz değerine yabancılaştıran bir neslin mücadelesini vermiştir.
İslami ton bütün şiirlerine yayılmıştır.
Sebep Ey, Risaleler: Şiir

HİLMİ YAVUZ (1936-…)

Şiirlerinde gelenekçilikle çağdaş bir bakışı kaynaştıran, biçim ve özün dengelendiği bir düzey sergilenmiştir.
Bakış Kuşu, Doğu Şiirleri, Yaz Şiirleri, Gizemli Şiirler, Zaman Şiirleri, Hüzün Ki En Çok Yakışandır Bize, Gülün Ustası Yoktur, Erguvan Şiirler: Şiir

İKİNCİ YENİ ŞİİRİ (1954–1960)

Garip akımına ve 1940 kuşağının toplumsal gerçekçi şairlerine tepki olarak ortaya çıkmış; değişik imge, çağrışım ve soyutlamalarla yeni bir söyleşi amaçlamıştır. Şiirde ahengin; ölçü ve uyakla değil, musiki ve anlatım zenginliğiyle sağlanacağını savunmuşlardır.

CEMAL SÜREYYA (1931–1990)

İkinci yeni şiirin önde gelen şairlerinden biridir.
Üslubundaki mizah ve ironi, ona ayrı bir özellik kazandırmıştır.
Üvercinka, Göçebe, Beni Öp Sonra Doğur Beni, Güz Bittiği, Sıcak Nal, Sevda Sözleri: Şiir

SEZAİK KARAKOÇ (1933-…)

İkinci Yeni akımı doğrultusunda geleneksel İslam kültürü ile eski Türk ve Ortadoğu uygarlıklarından beslenen çarpıcı, mistik, özgün şiirler yazmıştır.
Körfez, Şahdamar, Hızır’la Kırk Saat, Sesler, Taha’nın Kitabı, Gül Muştusu, Zamana Adanmış Sözler: Şiir

İLHAN BERK (1916–2008)

İkinci Yeni anlayışının belirmesiyle şiirin işlev, şiirde anlamı daha farklı algılamaya başladığını gösteren şiirler ortaya koymuştur.
Güneşi Yakanların Selamı, Günaydın Yeryüzü, Galile Denizi, Mısırkalyoniğne, İstanbul Kitabı: Şiir


ECE AYHAN (1931-2002)

Dilin uçlarında dolaşan, aykırı biçemli şiirleri, onu ikinci yeni içinde en çok sözü edilen şairlerden yapmıştır.
Kınar Hanım’ın Denizleri, Bakışsız Bir Kedi Kara, Ortodoksluklar, Devlet Ve Tabiat, Yort Savul: Şiir

TEVFİK AKDAĞ (1932–1993)

İkinci Yeni’nin saklı sularından diye nitelendirilmiştir. Değişik derilerde şiirlerini yayımlamıştır.
Lacivert Kanatlı Bir Kuştur Gece, Çıplak Ve Sevinçle, Eski İnsan Sözleri, Kıpırda Ey Karanlık: Şiir

EDİP CANSEVER (1928–1986)

Özlü bir söyleyiş ve çarpıcı biçim arayan, toplumsal eleştiri için mizah aracını kullanan bir tutum sergilemiştir.
İkindi Üstü, Dirlik-Düzenlik, Yerçekimli Karanfil, Umutsuzlar Parkı, Nerde Antigone, Tragedyalar: Şiir

TURGUT UYAR (1927–1985)

Toplum ve törelerle çatışan bireyin yenilgisine yakılmış ağıtlar diyebileceğimiz şiirler yazmıştır.
Arz-I Hal, Türkiyem, Dünyanın En Güzel Arabistancı, Tütünler Islak, Her Pazartesi, Kayayı Delen İncir: Şiir

ÜLKÜ TAMER (1937-…)

Her zaman kendine özgü olmayı başarmış, özgür çağrışımların beslediği şiirler yazmıştır.
Soğuk Otların Altında, Gök Onları Yanıltmaz, Ezra İle Gary, Virgülün Başından Gençler: Şiir

İKİNCİ YENİ SONRASI TOPLUMCU ŞİİR (1960–1980)

Bu dönem şairleri kendilerini toplumun sözcüsü kabul etmişlerdir. Şiirlerini ideolojik bir çizgiye çekmişler; yalnızlık, bunalım, sıkıntı yerine, geleceğe inanç, direnme, ümit gibi temalar etrafında şiirlerini kaleme almışlardır.

İSMET ÖZEL (1944-…)

‘Evet İsyan’da topladığı şiirleriyle 1960 sonrası toplumcu şiirimizin en ilginç ve seçkin adı olarak belirmiştir.
Ataol Behramoğlu’yla birlikte ‘Halkın Dostları’ dergisini çıkarmıştır. Savunduğu sosyalist düşünce çizgisinden 1970’lerde uzaklaşarak İslami düşünceye yönelmiştir.
Geceleyin Bir Koşu, Evet İsyan, Cinayetler Kitabı, Celladıma Gülümserken, Erbain: Şiir

ATAOL BEHRAMOĞLU ( 1942-…)

Şiirlerinde işçi sınıfını, siyasi mücadele içindeki insanların sosyal sıkıntılarını, duygularını, umutlarını anlatmıştır.
Bir Ermeni General, Bir Gün Mutlaka, Türkiye Üzgün Yurdum Güzel Yurdum, Eski Nisan, Bebeklerin Ulusu Yok, Yaşadıklarımdan Öğrendiğim
Bir Şey Var: Şiir

SÜREYYA BERFE (1943-…)

Şiirlerinde, halk şiirinin olanaklarından yararlanarak gerçekçi temaları sağlam gözlemelerle, sıcak ve içtenlikli bir hava içinde vermiştir.
Gün Ola, Savrulan, Nabiga, Hayat İle Şiir, Ufkun Dışında, Foklar Söyledi Ben Yazdım: Şiir

REFİK DURBAŞ (1944-…)

Çarşıların, işçi kızların, Pazar yerlerinin, çay evlerinin dünyasını yansıtan şair olarak tanınmıştır.
Kuş Tufanı, Hücremde Ayışığı, Çaylar Şirketten: Şiir

NİHAT BEHRAM ( 1946-…)

İlk kitabından itibaren yüksek ve etkili sesi, yaşama duyarlı tavrıyla acılı bir lirizm, doğa betimlemelerindeki titizliğiyle dikkat çekmiştir.
Hayatımız Üstüne Şiirler, Dövüşe Dövüşe Yürünecek, Hayatı Tutuşturan Acılar: Şiir

AHMET OKTAY (1933-…)

1960’lardan sonra toplumcu gerçekçi bir yaklaşımla İkinci Yeni’ye doğru yönelmiştir.
Gölgeleri Kullanmak, Sürdürülen Bir Şarkının Tarihi, Yol Üstündeki Semender, Ağıtlar Ve Övgüler: Şiir

1980 SONRASI ŞİİR

1980 sonrasında çıkan şiir ve edebiyat dergilerinde kendini gösteren birçok yeni şair vardır ve bunların şiir çalışmaları oldukça dağınık bir görünüm sergilemektedir.

HAYDAR ERGÜLEN (1956-…)

Aşk, kardeşlik, çocukluk, yaşanmışlıklar gibi konuları çoğunlukla imgeli bir dille işlemiştir.
Klasik ve çağdaş şairimizin birikimlerini özümsemiş, kuşağının önde gelen şairlerinden biri olmuştur.
Karşılığını Bulamamış Sorular, Sokak Prensesi, Sırat Şiirleri, Eskiden Terzi, Üzgün Kediler Gazeli: Şiir

HÜSEYİN ATLANSOY (1962-…)

Mistik, metafizikçi yönü ağır basan bir şairdir.
İntihar İlacı, Balkon Çıkmazında Efendilik Tarihi, Şehir Konuşmaları, Karşılama Töreni: Şiir

SEDAT UMRAN (1926-…)

‘leke’ adlı yapıtı 1979 yılında yayımlanmış, edebiyat dünyasında ‘trajik ben’in ıstırabını ve eşyanın iç dünyasını yansıtan bu kitabı ile tanınmıştır.
Meşaleler, Leke, Gittin Denizlerime Taş Atarak, Kara Işıldak: Şiir


CUMHURİYET DÖNEMİNDE HALK ŞİİRİ

Halk kültürüne büyük önem vermiş, folklor araştırmaları bilimsel bir kimlik kazanmıştır. Geleneksel konuların yanında yeni ve güncel konulara yer vermiştir.


AŞIK VEYSEL ŞATIROĞLU (1894-1973)

Sivas’ın Şarkışla ilçesinin sivrialan köyünde doğmuş; çocukluğunda geçirdiği çiçek hastalığı yüzünden gözlerini kaybetmiş, içli bir saz şairidir.
Şiirlerinde, insan, yurt ve doğa sevgisini dile getirmiş; onarla karanlık dünyasından kendine özgü duyuş ve düşünüşler serpiştirmiştir.
Ahmet Kutsi Tecer’in teşvikleriyle kendi sözlerini yazıp söylemeye başlamıştır.
Dostlar Beni Hatırlasın, Sazımdan Sözler, Deyişler: Şiir

AŞIK MAHZUNİ ŞERİF (1939-2002)

Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinin Berçenek köyünde dünyaya gelmiştir.
Bektaşi kültürünün ve Anadolu ezgilerinin dünyaya tanıtılmasında önemli rol alır.

AŞIK FEYMANİ (1942-…)

Asıl adı Osman Taşkayadır. Adana’nın Kadrili ilçesi azaplı köyünde doğmuştur.
Özellikle Çukurovalı aşkılar arasında büyük saygınlığı bulunmaktadır. Şiir ve atışmalarda etkili olmuştur. Şiirlerinde tasavvufi deyişlere geniş yer vermiştir.

ABDÜRRAHİM KARAKOÇ (1932-…)

Kahramanmaraş’ın, Ekinözü ilçesinde doğmuştur.
Mücadeleci şiirlerinin çokluğu yaşadığı dönemin şartlarından kaynaklanmaktadır.
Hasan’a Mektuplar, Ali Kulakta, Kan Yazısı, Suları Islatmadım, Beşinci Mevsim, Anadolu’da Bahar: Şiir

ŞEREF TAŞLIOVA (1938-…)

Ardahan’ın Çıldır ilçesi Gülyüzü köyünde doğmuştur.
Azeri, Fars ve Anadolu kültürüyle yoğrulmuş bilgi birikimiyle önemli bir kaynak ve değerlerimizden biridir. Şiirlerinin bir bölümü ‘Gönül Bahçesi’ adıyla yayınlanmıştır.

MURAT ÇOBANOĞLU (1940-2005)

Kars’ın Arpaçay ilçesinin Koç köyü beldesinde dünyaya gelmiştir.
Aşıklık geleneğinin bir parçası olan türkülü hikayeler anlatma konusunda da başarılı örnekler veren ozan, kendi türkülerinin yanı sıra Yetkin türküleri de genç kuşaklara aktarmaktadır. Kars’ta açtığı Çobanoğlu halk ozanları kahvesi yörenin aşıklar merkezine dönüşmüştür.


CUMHURİYET DÖNEMİNDE ÖYKÜ VE ROMAN

MİLLİ EDEBİYAT 
ZEVK VE ANLAYIŞINI SÜRDÜREN ESERLER

Bu anlayışı sürdüren roman ve öykülerde halkın ve Anadolu insanının yaşam tarzı konu edinmiş, yanlış batılılaşmanın getirdiği ahlak bozuklukları geri kalmış halk arasında ki hurafeler halk-aydın ilişkisi ele alınmıştır.

MİTHAT CEMAL KUNTAY (1885-1956)

Vatan ve millet sevgisini temalı epik ve lirik şiirleri ile tanınmıştır.
En önemli yapıtı ‘Üç İstanbul’da II. Abdülhamit, II. Meşrutiyet ve mütareke yıllarının İstanbul’unu anlatmıştır.
Üç İstanbul: Roman
Kemal, Yirmi sekiz Kanun-ı Evvel: Oyun

AKA GÜNDÜZ (1885-1958)

Yapıtlarında imparatorluktan ulusal devlete geçiş dönemini anlatmış; Rumeli’de düşman elinden kalan Türk topraklarının karşısında duyduğu ıstırabı dile getirmiştir.
Dikmen Yıldızı, İki Süngü Arasında, Mezar Kazıcıları, Yayla Kızı, Bebek, Bir Şoförün Gizli Defteri: Roman
Muhterem Katil, Beyaz Kahraman Yardım Osman, Mavi Yıldırım: Oyun
Türk Kalbi, Kurbacık, Bu Toprağın Kızları, Hayattan Hikayeler, Sarı Zeybek: Öykü

TOPLUMCU GERÇEKÇİ ESERLER

Özellikle Anadolu köy ve kasabalarının sorunlarını anlatan toplumcu gerçekçi roman ve öykü, 1930’ların sonunda alanını genişletmiştir. 1940’lı yıllardan itibaren romanda gerçekçiliğin bir uzantısı olarak değerlendirilen köye yöneliş başlamıştır.


ORHAN KEMAL (1914-1970)

Yapıtlarında köyden kente göç eden mutsuz, yoksul insanları, ezilen köylüleri, toprak ağalarını, işçileri, kenar mahallerin acılarını gerçekçi bir biçimde anlatır.
Ekmek Kavgası, Sarhoşlar, Çamaşırcının Kızı, Grev, Arka Sokak, Kardeş Payı, 72. Koğuş: Öykü
Baba Evi, Avare Yıllar, Murtaza, Bereketli Topraklar üzerinde, Suçlu, Devlet Kuşu, Hanımın Çiftliği, Eskici ve Oğulları, Gurbet Kuşları: Roman


KEMAL TAHİR (1910-1971)

Yapıtlarının konularını Çankırı, Çorum dolaylarından, cezaevi yaşantıların, Kurtuluş Savaşından, eşkıya menkıbelerinden ve köy yaşamından almıştır.
Yorgun Savaşçı, Devlet Ana, Sağırdere, esir Şehrin İnsanları, Yol Ayrımı, Rahmet Yolları Kesti, Kurt Kanunu, Köyün Kamburu: Roman
Göl İnsanları: Öykü

YAŞAR KEMAL (1922-…)

Romanlarında Çukurova bölgesini, bu bölgenin insanlarını ve toplumsal gerçeklerini şiirsel bir dille anlatmıştır.
Sarı Sıcak: Öykü
İnce Memed, Teneke, Orta Direk, Yer Demir Gök Bakır, Demirciler Çarşısı Cinayeti, Yusufçuk Yusuf: Roman
Üç Dağı Efsanesi, Ağrı Dağı Efendisi, Binboğalar Efsanesi: Destansı roman

SABAHATTİN ALİ (1907–1948)

Yapıtlarında, Anadolu köy kasaba hayatından aldığı acıklı konuları gerçekçi bir anlayışla işlemiştir.
Değirmen, kağnı, ses, teni dünya, sırça köşk: Öykü
Kuyucaklı Yusuf, İçimizdeki Şeytan, Kürk Mantolu Madonna: Roman

NECATİ CUMALI (1921-2001)

Yapıtlarında, Anadolu ve özellikle Ege yöresindeki köy ve kasabalarda yaşayanların sorunlarını işledi.
Kızılçullu, Harbe Gidenin Şarkısı: Şiir
Tütün Zamanı, Acı Tütün, Aşık Da Gezer: Roman
Boş Beşik, Ezik Otlar, Vur Emri, Susuz Yaz: Oyun

ABBAS SAYAR (1923–1999)

Romanlarında Türk köylüsünün nasıl yaşadığını bilmek, öğrenmek ve yaşam koşullarını değiştirmek gerektiğini aydınlara ve politikacılara haykırmıştır.
Yılkı Atı, El Eli Yur El De Yüzü, Çelo, Can Şenliği, Dikbayır, Tarlabaşı Salkım Saçak: Roman

FAKİR BAYKURT (1929–1990)

Basit, kolay okunur tasvirlerle Türk insanını karikatürize etmiş, mübalağalı anlatımlara yer vermiştir.
Yılanların Öcü, Onuncu Köy, Irazca’nın Dirliği, Kaplumbağalar, Tırpan, Köy Göçüren, Karaahmet Destanı, Yüksek Fırınlar, Koca Ren: Roman


TALİP APAYDIN (1926-…)

Köy edebiyatı akımı temsilcileri arasında yer almıştır. Öykü ve romanlarında doğa betimlemeleri ve insan ilişkilerini tüm doğallığı ile yansıtmıştır.
Sarı Traktör, Yarbükü, Emmioğlu, Yoz Duvar, Tütün Yorgunu, Ortakçının Oğlu (Ortakçılar), Define, Toz Duman İçinde, Vatan Dediler: Roman

SADRİ ERTEM (1900-1943)
Eleştirel gerçekçilik akımının önde gelen yazarlarındandır.
Yapıtlarında işçilerin yaşamlarını, sömürülmelerini, kapitalizmin rekabetçi döneminin üretim ilişkilerini, bunun sonucunda küçük üreticinin zor duruma düşmesi gibi konuları işlemiştir.
Çıkrıklar Durunca, Bir Varmış Bir Yokmuş: Roman
Silindir Şapka Giyen Köylü, Bacayı İndir Bacayı Kaldır, Korku, Bay Virgül, Bir Şehrin Ruhu: Öykü

KEMAL BİLBAŞAR (1910-1983)

Edebiyatımızda Anadolu kasabalarının ruhunu yansıtan öyküleri ve destansı romanlarıyla tanınmıştır.
Denizin Çağırışı, Ay Tutulduğu Gece, Cemo, Memo, Yeşil Gölge, Yonca Kız, Başka Olur Ağaların Düğünü, Kölelik Dönemeci, Zühre Ninem: Roman

SAMİM KOCAGÖZ (1916–1993)

Güçlü gözlemlerine dayanarak köy ve kasaba insanlarının sorunlarını, günlük yaşamlarını ve duygularını yalın bir dil ve gerçekçi tutumla yansıtmıştır.
İkinci Dünya, Bir Şehrin İki Kapısı, Yılan Hikâyesi, Onbinlerin Dönüşü, Kalpaklılar, Doludizgin, Bir Karış Toprak, Bir Çift Öküz, Eski Toprak: Roman

MUZAFFER İZGÜ (1933-…)

Yapıtlarında mizah ögelerinden faydalanarak, toplumun aksayana yönlerini dile getirmiştir.
Gecekondu, İlyas Efendi, Halo Dayı, Kasabanın Yarısı, Zıkkımın Kökü: Roman
Bando Takımı, Donumdaki Para, Deliye Her Gün Bayram, Devletin Malı Deniz: Öykü-mizah

DURSUN AKÇAM (1930-2003)

Daha çok kırsal alana ilişkin gözlemlerini mizahi bir anlatımla öyküleştirmiştir.
Maral, Ölü Ekmeği, Taş Çorbası, Köyden İndim Şehre, Kafkas Kızı: Öykü
Kanlı Derenin Kurtları: Roman


BİREYİN İÇ DÜNYASINI ESAS ALAN ESERLER

Olaylardan ve insanlardan hareketle bireyin iç dünyasını anlatmışlardır. Toplumda bireyin yabancılaşmasını anlatırken bunun sosyo-ekonomik yönünden çok bireyin ruh durumunu analiz etmeye çalışmışlardır.

ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR (1883–1963)

Yapıtlarında görgü, hatıra, betimleme, kültür unsurları, mutluluklarla geçmiş gençliği ve 20, yüzyıl başlarındaki rahat İstanbul yaşamı ağır basar.
Fahim Bey Ve Biz, Çamlıca’daki Eniştemiz, Ali Nazmi Bey’in Alafrangalığı Ve Şeyhliği: Roman

PEYAMİ SAFA (1899–1961)

Doğu-batı kültürü, madde-ruh-insan psikolojisi, toplumsal değişme sonucu ortaya çıkan bunalımlar, romanlarında işlediği başlıca konulardır.
Yazınsal değeri olmayan romanlarını ‘Server Bedi’ imzasıyla yayınlanmıştır. Bu adla yayınladığı ‘Cumbadan Rumbaya’ adlı romanı ve ‘Cingöz Recai’ isimli polisiye dizi romanları büyük ilgi görmüştür.
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Sözde Kızlar, Canan, Atilla, Fatih-Harbiye, Matmazel Noralya’nın Koltuğu, Yalnızız, Biz İnsanlar: Roman

MEMDUH ŞEVKET ESENDAL (1889–1952)

Öyküye bir yalınlık getirmiş, onu gereksiz süslemelerden kurtararak halktan kişilere ve basit görünüşlü gerçek olaylara yöneltmiştir.
Otlakçı, Mendil Altında, Bir Kucak Çiçek, Hava Parası, Kelepir, Temiz Sevgiler: Öykü
Ayaşlı Ve Kiracıları, Miras, Vassaf Bey: Roman

HALİKARNAS BALIKÇISI (1886-1973)

Yapıtlarında genellikle Ege, Akdeniz kıyı ve açıklarında gelişen denize bağlı olayları işlemiştir.
Aganta Burinata, Ötelerin Çocukları, Uluç Reis, Turgut Reis, Deniz Gurbetçileri: Roman
Ege’nin Dibi, Merhaba Akdeniz, Yaşasın Deniz, Parmak Damgası, Gülen Ada, Dalgıçlar: Öykü

TARIK BUĞRA (1918-1994)

Yapıtlarını güzel bir Türkçe, akıcı ve şiirsel bir anlatımla oluşturmuş, ideal tipler çizmiştir.
Küçük Ağa, İbişin Rüyası, Osmancık: Roman

ZEYYAT SELİMOĞLU (1922-2000)

Öykülerinde genellikle Karadenizli denizcilerin sorunlarını anlatmıştır.
Kavganın Sonu Ve Başı, Direğin Tepesinde Bir Adam, Koca Denizde İki Nokta, Karaya Vurdu Deniz: Öykü
Tutkunun Köşeleri: Roman

SELİM İLERİ (1949-...)

Roman ve öykülerinin yanı sıra senaryolar, denemeler ve edebiyatla ilgili incelemelerde yazdı.
Cumartesi yalnızlığı, pastırma yazı: Öykü
Destan Gönüller, Her Gece Bodrum, Cehennem Kraliçesi, Bir Akşam Alacası, Yaşarken Ve Ölürken, Ölünceye Kadar Seninim: Roman

SAMİHA AYVERDİ (1905-1993)

Yapıtlarında özellikle geçmiş-şimdi çatışması, batılılaşma ile meydana gelen değişimin aileyi olumsuz etkilemesi bireyin iç dünyasından hareketle verilir.
İnsanı anlatırken özellikle onun yücelerek ilahi aşka yönelmesi ve insan-ı kamil olması üzerinde durur.
Aşk Bu İmiş, Batmayan Gün, Mabette Bir Gece, Ateş Ağacı, Yaşayan Ölü, İnsan Ve Şeytan, Son Menzil, İbrahim Efendi Konağı: Roman

MUSTAFA KUTLU (1947-…)

İlk öykülerinde romantik bir Anadoluculuk göze çarpar. Daha sonraki öykülerinde ise sanayileşmenin ve modern yaşamın getirdiği para hırsı, zengin olma arzusu, tüketim çılgınlığı gibi sorunlara eğilmiştir.
Ortadaki Adam, Gönül İşi, Yokuşa Akan Sular, Yoksulluk İçimizde, Bu Böyledir, Sır, Hüzün Ve Tesadüf, Uzun Hikâye, Tufandan Önce, Mavi Kuş: Öykü

MODERNİZMİ ESAS ALAN ESERLER

Modernizmi esas alan eserlerde bireysel yalnızlık, kaçış, topluma sırt çevirme, geleneklere baş kaldırma tema olarak işlenmiş; yaşamın çok boyutlu ve kavranması zor gerçek-lerden oluştuğu savunulmuştur. Anlatılanlar kişilerin iç dünyasının süzgecinden geçirilerek verilmiş; anlatıcı, büyük ölçüde birey bilinciyle kendi ‘ben’ini öne çıkarmıştır. Toplumsal değerleri yansıtma ve okurların merak duygusunu kamçılama amacı güdülmemiştir.

YUSUF ATILGAN (1922-1989)

Romanlarında psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temasını başarıyla işlemiş ve modern Türk edebiyatının önde gelen ustaları arasında yer almıştır.
Aylak Adam, Anayurt Oteli: Roman
Bodur Minareden Öte: Öykü

OĞUZ ATAY (1934-1977)
Yapıtlarında toplum paralarıyla çatışan aydınların iç dünyasını işlemiştir.
Tutunamayanlar, Tehlikeli Oyunlar, Bir Bilim Adamının Romanı: Roman
Korku Bekleyen: Öykü

HALDUN TANER (1915-1986)
Gücünün gözlem, mizah ve yergiden almış; öykülerinde büyük şehrin tipik ve türedi yaşamlarını konu edilmiştir.
Yaşasın Demokrasi, Tuş, Şişhaneye Yağmur Yağıyordu, On İkiye Bir Var, Koçinalar: Öykü
Keşanlı Ali Destanı, Lütfen Dokunmayınız, Günün Adamı, Sersem Kocanın Kurnaz Karısı: Oyun

SAİT FAİK ABASIYANIK (1906-1954)

Edebiyatımızda ‘Çehov’ tarzı durum öykücülüğünün temsilcilerindendir.
Öykülerinde genellikle İstanbul’un kenar mahallerini, burgazada’yı balıkçıları, sefil çocukları ve aylak insanları anlatmıştır.
Semaver, Şahmerdan, Sarnıç, Havada Bulut, Son Kuşlar, Alamdağ’da Var Bir Yılan, Lüzumsuz Adam: Öykü
Medar-I Maişet Motoru, Kayıp Aranıyor: Roman

OKTAY AKBAL (1923-…)

Yapıtlarında, sıradan insanların dramını gelenek ve görenekler karşısındaki tutumlarını, sosyal ve ekonomik sebeplerden dolayı düşkünlükleri, ümitsizlikleri dile getirmiştir.
Önce Ekmekler Bozuldu, Aşksız İnsanlar: Öykü
Garipler Sokağı, Suçumuz İnsan Olmak: Roman

BİLGE KARASU (1930-1995)

Postmodern romanın Türkiye’deki önemli isimli arsında değerlendirilmektedir.
Bireyin sorunlarına ağırlık veren, onun günlük hayatındaki açmazlarını işleyen bir yazardır.
Troya’da Ölüm Vardı, Göçmüş Kediler Bahçesi: Öykü
Gece, Kılavuz: Roman

NEZİHE MERİÇ (1925-2009)

1970’li yıllardaki siyasi savrulmaları öyküleştirmiş, kadın ve çocuk sorunlarına eğilmiştir
Korsan çıkmazı, boşlukta mavi: Roman
Bozbulanık, Topla Koşma, Menekşeli Bilinç: Öykü

FERİT EDGÜ (1936-…)

Romanlarında ‘niçin’ sorusundan çok ‘nasıl’ sorusu üzerinde durmuştur. Çevresiyle uyum sağlamayan bireyin sorunlarına eğilmiştir.
Kaçkınlar, bozgun, bir gemide, çığlık: Öykü
Kimse; O: Roman

ADALET AĞAOĞLU (1929-…)
Yapıtlarında toplumun çalkantılı dönemlerini ve bu dönemlerin bireyler üzerindeki etkilerini irdelemiştir.
Geriye dönüşler, iç monologlar gibi değişik tekniklerden yararlanmadaki başarısıyla dikkati çekmiştir.
Ölmeye Yatmak, Fikrimin İnce Gülü, Bir Düğün Gecesi, Hayır, Ruh Üşümesi, Yaz Sonu: Roman
Yüksek Gerilim, Sessizliğin İlk Sesi: Öykü

VÜS’AT ORHAN BENER (1922-2005)
Edebiyatımızda daha çok, öz yaşam öyküsel nitelik taşıyan öyküleriyle bilinir.
Buzul çağın virüsü: Roman,
Mızıkalı Yürüyüş, Kara Tren, Kapan: Öykü
Ihlamur Ağacı, İpin Ucu: Oyun

FÜRUZAN (1935-…)

Öykü ve romanlarında başkahramanlar, genellikle ezilenler, göçmenler, doğru bildikleri için savaşırken engellenenlerdendir.
Parsız Yatılı, Kuşatma, Benim Sinemalarım: Öykü
47’liler, Berlin’in Narçiçeği: Roman

RASİM ÖZDENÖREN (1940-…)

Öykülerinde, değerlerinden koparılmış e modern kentlerin var oluşunda kıstırılmış bireyin acılarını, yalnızlıklarını, ülke insanının yaşadığı kültür şokunu kuşatıcı ve derinlemesine bir yaklaşımla yansıtmıştır.
Hastalar Ve Işıklar, Çözülme, Çok Esli Bir Ölüm, Çarpılmışlar, Denize Açılan Kapı: Öykü
Gül Yetiştiren Adam: Roman

İNCİ ARAL (1944-…)

Yapıtlarında bireyin içinde bulunduğu çevre ve toplumsal koşullar tarafından belirlenen ruh hallerini; kadın-erkek arasında ki uyuşmazlık ve algılama farklarını konu edinen bir yazardır.
Ölü erkek kuşlar, yeni yalan zamanlar, içimde kuşlar göçüyor, mor, safran sarı, sadakat: Roman
  
ORHAN PAMUK (1952-…)

Romanlarında doğu-batı sorunlarını kültürel ve felsefi açıdan ele almıştır. Romancılığı ‘post modern roman’ kategorisinde değerlendirmektedir.
Cevdet Bey Ve Oğulları, Sessiz Ev, Beyaz Kale, Kara Kitap, Benim Adım Kırmızı, Kar: Roman

PINAR KÜR

Çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanan öyküleriyle ünlendi.
1979'da yayınlanan ve 12 Mart dönemini anlatan "Yarın Yarın" romanıyla dikkat çekti.
İlk dört romanı için toplatma ve imha kararı çıktı.
Mahkeme kararıyla aklandı
Küçük Oyuncu,Asılacak Kadın,Bitmeyen Aşk,Bir Cinayet Romanı,Sonuncu Sonbahar: Roman
 Akışı Olmayan Sular(Sait Faik Hikâye Armağanı), Bir Deli Ağaç,Hayalet Hikayeleri,Cinayet Fakültesi: Öykü  

  BUKET UZUNER

Roman,öykü ve gezi yazısı yazarıdır.
Yabancı edebi yayımlar konusunda danışmanlık yapmaktadır.
Romanlarındaki kişilerin macera dolu yaşamları ve renkli kişilikleri sayesinde büyük ilgi görmektedir.

İki Yeşil Susamuru, Anneleri, Babaları, Sevgilileri ve Diğerleri,Balık İzlerinin Sesi (1993 Yunus Nadi Roman Ödülü),Kumral Ada Mavi Tuna ,Uzun Beyaz Bulut -Gelibolu,İstanbullular,Ayın En Çıplak Günü :Roman 
Siyah Saçlı Kadının Gezi Kotları,Şehir Romantiği-nin Günlüğü,Newyork Seyir Defteri :Gezi 
 Benim Adım Mayıs,Güneş Yiyen Çingene,Karayel Hüznü,Şairler şehri:Öykü
        

CUMHURİYET DÖNEMİNDE TİYATRO
Türk tiyatrosunun yakın döneminde modern tiyatro dü-şüncesinin etkileri hem yazında hem de sahneye koyma tekniklerinde, etkileri önceki dönemlere göre daha kuvve-tle hissedilmiştir.Tiyatroda Batı modeli benim-senmiş, gerek tiyatronun kurumsallaşması ,gerekse oyun yazarlığının gelişmesi bakımından önemli atılımlar gerçekleştirilmiştir.Tiyatroyu Türkiye'de çadaş bir sanat alanına dönüştürme yolunda ilk büyük katkı ünlü tiyatro ve sinema adamı Muhsin Ertuğrul’dan gelmiştir. 1927’de, Darülbedayi’nin başına geçen Ertuğrul,yerli yazarları yüreklendirmesiyle,izleyiciye sunduğu çağdaş çeviri oyunlarla, sahneleme,oyunculuk ve dekor kullanımında güncel anlayışı yerleştirmesi ile, yetişmelerine katkıda bulunduğu kadın ve erkek oyuncularla bugünkü Türk tiyatrosunun temellerini atmıştır.

REFİK ERDURAN (1928-… )
Oyunlarında toplumsal bozuklukları başarıyla işlemiş; ahlaki değerlere önemli bir yer ayırmıştır.
Yağmur Duası, Deli, Bir Kilo Kamus, Cengiz Han’ın Bisikleti, Karayar Köprüsü, Canavar Cafer: Oyun

CEVAT FEHMİ BAŞKUT(1905-1971)
Konularını insanlar arasındaki çatışmalardan alan,kişileri genellikle ahlak bakımından eleştiren oyunlarıyla tanınmıştır.
Paydos,Buzlar  Çözülmeden,Küçük Şehir,Büyük Şehir, Ayarsızlar, Hacı Kaptan, Koca Bebek , Soygun, Kadıköy İskelesi, Makine, Kleopatra’nın Mezarı, Harput’ta Bir Amerikalı, Hacıyatmaz, Göç, Emekli:Oyun

ORHAN ASENA (1922-2001)
Yapıtlarında ele aldığı konular psikolojik ve toplumsal alanları kapsayacak biçimde çeşitlilik gösterir.
Tanrılar ve İnsanlar, Hürrem sultan, Tohum ve Toprak,Fadik Kız, Kocaoğlan, Yalan, Alemdar paşa, Simavnalı Şeyh Bedrettin, Atçalı kel Mehmet,16 mart 1920,Şii’de Av, Ölü kentin nabzı: Oyun

RECEP BİLGİNER (1922-2005)
Yapıtlarında konu olarak toplumdaki aksaklıkları seçmiş,daha çok köylülerin sorunlarını dile getirmiştir.
Gazeticiden Dost, İsyancılar, Utanç Dünyası, Sarı Naciye, Parkta Bir Sonbahar Günüydü: Oyun
  
TURAN OFLAZOĞLU (1932 - ….)
Oyunlarının konularını genellikle tarihe dayandırmakla birlikt, tarihi incelemeye yönelik değil, karakterlerin kişilik ve iç duygularını yansıtmaya önem verilmiştir.
Keziban, Yine Bir Gülnihal, Kösem Sultan, Cem Sultan, Allah’ın Dediği Olur, Deli İbrahim, Fatih IV.Murat, Sokrates Savunuyor, Genç Osman, Elif Ana, Bizans Düştü, III.Selim, Sinan, Gardiyan:Oyun

GÜNGÖR DİLMEN (1930 -….)
Edebiyatımızda absürd tiyatro alanında başarılı yapıtlar ortaya koymuş ve bu türün en önemli temsilcileri kabul edilmiştir.
Sağlam tiyatro tekniği, şiirsel dili ve evrensel boyutları bulunan oyunlardan “Midas’ın Kulakları”na, “Midas’ın Altınları ve “Midas’ın Kördğüğümü” oyunlarını ekleyerek bir Midas üçlemesi oluşturdu.Bu oyunlarda Frigya kralı Midas’ın tutkularını,yanılgılarını anlatmıştır.
Midas’ın Kulakları,Midas’ın Altınları, Midas’ın Kördüğümü, Canlı Maymun Lokantası, Kurban, Ak Tanrılar, Deli Dumrul, İnsan ve Devlet, İttihat ve Terakki, Bağdat Hatun, Hasan Sabbah:Oyun

TURGUT ÖZAKMAN (1930 - ….)
Tiyatro ve senaryo alanındaki başarılı yapıtlarıyla tanınmıştır. Kurtuluş Savaşı’nı romansı bir dille anlatan “Şu Çılgın Türkler” adlı belgesel-romanı, neredeyse Cumhuriyet tarihinin en çok satılan kitabı olmuştur.
Pembe Evin Kaderi, Güneşte On kişi, Duvarların Ötesi, Kanaviçe, Ah Şu Gençler, Fehim Paşa Konağı, Bir Şehnaz Oyun, Delioğlan: Oyun
Korkma İnsancık Korkma, Diriliş- Çanakkale 1915, Romantika, Şu Çılgın Türkler: Roman


CUMHURİYET DÖNEMİNDE ÖĞRETİCİ METİNLER

Türk edebiyatında birçok yazı türünde olduğu gibi deneme, makale, gezi, fıkra, gezi, günlük, anı,söylev,Röportaj ve mülakat gibi öğretici metinlerin asıl gelişmesi;yazarlar tarafından kullanılır olması, halk tarafından tanınması bu dönemde gerçekleşmiştir.

NURULLAH ATAÇ (1898-1957)
Türkçeyi özelleştirmede üstün çaba göstermiştir.
Anlatımda devrik cümlenin, konuşma dilinin gerekliliğini savunmuş ve bunu yapıtlarında uygulamıştır.
Deneme türünün başarılı temsilcisidir.
Eleştiri türünün gelişmesine önemli katkılarda bulunmuştur.
Karalama Defteri, Günlerin Getirdiği, Sözden Söze, Ararken, Diyelim, Söz Arasında, Okuruma Mektuplar: Deneme, eleştiri, söyleşi, inceleme
Günce: Günlük

SUUT KEMAL YETKİN (1903- 1980)
Sanat , estetik, resim, felsefe, konularında yapıtlar vermiş, birçok dergide yine bu konular yazılar yazmıştır.
Özellikle deneme ve eleştirileriyle tanınmıştır.
Sanat, edebiyat konuları üzerindeki özel görüşleriyle düşüncelerini, kesin yargılarla kurallara bağlanmaksızın duygulu bir biçimde eleştirilmiştir.
Düş’ün Payı, Yokuşa Doğru, Edebiyat Konuları, Edebiyat Üzerine, Günlerin Götürdüğü, Şiir Üzerine Düşünceler, Denemeler: Deneme.
Ahmet Haşim ve Sembolizm, Edebi Meslekler, Türk Mimarisi: İnceleme.

SABAHATTİN EYÜBOĞLU (1908 – 1973)
Türk kültürünü “Anadolu, Anadolu Halkı, Atatürk Tutkunluğu, Demokrasi, Halk Sanatı, Halk Dili, Halk Eğitimi en çok üzerinde durduğu konulardır.
Mavi ve Kara,Sanat Üzerine Denemeler,Yunus Emre’ye Selam, Pir Sultan Abdal: Deneme,inceleme.

FALİH RIFKI ATAY (1894-1971)
Özellikle Cumhuriyet’ten sonraki Türk gezi edebiyatının oluşumunda yadsınamaz bir yeri vardır.
Denizaşırı, Yeni Rusya, Bizim Akdeniz, Tuna Kıyıları, Yolcu Defteri: Gezi yazısı
Ateş ve Güneş, Zeytin Dağı, Çankaya: Anı

ŞEVKET RADO (1913 – 1988)
Edebiyatımızda radyo sohbetleriyle tanınmıştır.
“Hayat” dergisinde her hafta sohbet köşesinde yazılarını yazmıştır.
Ayrıca çeşitli eğitici yayınlar, sözlükler, çocuk kitapları ortaya koymuştur.
Kördüğüm ve Ötekiler: Şiir
Eşref Saat, Ümit Dünyası, Hayat Böyledir, Aile Sohbetleri, İnsan Severse Yaşar, Saadet Yolu: Sohbet

RUŞEN EŞREF ÜNAYDIN (1892 – 1959)
Devrin ileri gelenleri ile yaptığı röportajlarla tanımıştır. Bu  röportajların “Diyorlar ki” adı ile kitap haline getirmiştir.
İlk defa Mustafa Kemal Atatürk’ü, uzun bir röportajla Türk okuyucusuna tanıtmıştır.
Diyorlar ki, Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal’le Mülakat, Çanakkale’de Savaşanlar Dediler ki: Röportaj

EFLATUN CEM GÜNEY (1896 – 1981)
Edebiyatımızda “masal yazarı” olarak tanınmıştır.
Halk hikâyelerini, masal ve efsaneleri yapılarını bozmadan derlemiştir.
Açıl Sofram Açıl, Dede Korkut masalları, Dertli Kaval, Halk Türküleri, Bir Varmış Bir Yokmuş,  Nasreddin Hoca Fıkraları, Âşık Garip, Gökten Üç Elma Düştü, Az Gittim Uz Gittim, Folklor ve Halk Edebiyatı: Masal-derleme-inceleme.

CEMİL MERİÇ (1917 – 1987)
Yapıtlarında, toprağından kopan insanın trajedisi ve kendisini bulma çabasının yanı sıra; Türk aydınlarının düştüğü amansız açmazı bütün çıplaklığıyla gözler önüne sermiştir.
Medeniyet, tarih, sosyoloji,edebiyat tarihi,felsefe konularını,kendisine özgü üslubuyla değerlendirmiştir.
Bu Ülke, Umrandan Uygarlığa,Mağaradakiler,Kırk Ambar,Işık Doğudan Gelir,Kültürden İrfana,Jurnal: deneme- inceleme-derleme

İSMAİL HABİB SEVÜK (1892 – 1954)
Tarih kültüründen beslenen anlatımı ile gezi türünde başarılı yapıtlar yazmıştır. Gözleme dayalı, renkli, kıvrak, edebi sanatlarla yüklü bir söyleşi vardır.
Tuna’dan Batı’ya, Yurttan Yazılar: Gezi yazısı
Türk Teceddüt Edebiyatı Tarihi, Dil Davası, Edebi Yeniliğimiz: inceleme-araştırma


0 yorum:

Yorum Gönder