14 Şubat 2015 Cumartesi

Aşık Tarzı Halk Edebiyatı

AŞIK TARZI HALK EDEBİYATI

  • Bu edebiyatın yaratıcıları usta – çırak ilişkisiyle yetişen gezgin aşık (ozan)lardır.
  • Din dışı konuları işleyen ve “aşık” denen saz şairleri tarafından oluşturulan Halk edebiyatı türüdür.
  • 15.yy.ın sonlarına doğru halk, Anadolu’da göçebe hayattan yerleşik hayata geçmeye başlamış; böylece Halk şiirinde “ozan”ın yerini “aşık”; “kopuz”un yerini “saz” almıştır.
  • Aşıklar genellikle okur yazar değillerdir.
  • Aşıklar, köy, kasaba, şehir ve asker ocaklarında yetişir.
  • Konu,“genellikle doğal güzellikler, aşk, sosyal olaylar, ayrılık, özlem, ölüm, yoksulluk vb.” 
  • Hece ölçüsünün 7,8,11’li kalıpları çok kullanılmıştır.
  • Daha çok yarım kafiye kullanılmıştır. Cinaslara yer verilmiştir.
  • Şiirlerin son dörtlüğünde şairin mahlası(veya adı) kullanılmıştır.
  • Kullanılan dil halk dilidir.Söyleyiş yalın, sade ve özlüdür.
  • Aşık edebiyatına ait şiirler, meraklı dinleyiciler tarafından “cönk” adı verilen defterlerde toplanmıştır.
  • Cönkler, bir çeşit şiir antolojisi sayılabilir.
  • Aşık edebiyatı nazım biçimleri:  “Koşma, semai, varsağı, destan”
  • Aşık edebiyatı nazım türleri: “Güzelleme, koçaklama, taşlama, ağıt”
  • Aşık  Türk halk edebiyatında XVI yy'ın başından itibaren görülen şair tipidir.
  • Aşığın şairlik gücünü rüyasında. pirin sunduğu "aşk badesini" içmekle ve "sevgilisinin hayalini" görmekle kazandığına inanılır.
  • Aşıklarımız genellikle bir usta aşığın yanında yetişirler.  Ondan hem usta deyişlerini hem de sanatın icrasına ilişkin yol ve yöntemleri öğrenirler.


Aşıklık geleneğini şu şekilde sıralamak mümkündür
  • Leb – değmez tarzı söyleyiş
  • Askı (muamma)
  • Dedim – dedi tarzı söyleyiş
  • Tarih bildirme
  • Nazire söyleme
  • Saz çalma


A- AŞIK EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ


KOŞMA
  • Sevgi,doğa,türlü acılar,insanlık sevgi ve yiğitlik” gibi konuları işleyen bir türdür.
  • Genellikle lirik konularda söylenir.
  • 11’li hece ölçüsüyle söylenir.(6+5 ve 4+4+3).
  • Nazım birimi dörtlüktür. (en az 3,en fazla 5).
  • Son dörtlükte ozanın adı yer alır.
  • Kafiye düzeni abab,cccb,dddb.... şeklindedir.
  • Koşmalar konuları yönüyle kendi içinde de isimlendirilmiştir.Bunlara Halk şiiri nazım türleri de denir:
  • Güzelleme:

Sevilen herhangi bir şeyin (kadın, at doğa,ördek…) güzelliklerini övmek için söylenen lirik koşmadır.
En ünlü şairi Karacaoğlan’dır.
  • Taşlama:

Bir kimseyi yermek ya da toplumun bozuk yönlerini eleştirmek amacıyla yazılan şiirlerdir.
Divan edb .nda karşılığı:hicviye
Batı edb.nda:satir
Çağdaş edebiyatta  ise   yergi”dir.
  • Koçaklama:

Coşkun ve yiğitçe bir üslupla savaş ve dövüşleri anlatan şiirlerdir.
En başarılı sanatçıları Köroğlu ve Dadaloğlu’dur.
  • Ağıt: 

Bir kişinin ölümünden duyulan acı ifade edilir. Belli bir ezgi ile söylenir.
Divan şiirinde karşılığı:   ”mersiye”,
Eski Türk şiirinde ise  “sagu”dur.
Batı edebiyatında ise  “dramatik şiir”dir


SEMAİ
  • Hece ölçüsünün 8’li kalıbıyla söylenir.
  • Koşma gibi kafiyelenir.
  • En az 3,en fazla 5-6 dörtlükten oluşur.
  • Kendine özgü bir ezgisi vardır.
  • Koşmada işlenen temaların ve konuların hepsi,semai de kullanılır.
  • Koşmada ayrılan yönleri;bestesi ölçüsü ve dörtlük sayılır.
  • Halk şiiri nazım türleri semailerde de kulanılır.
  • Halk şiirinde aruzla söylenmiş semailer de vardır.Bunlar Divan şiirine özenmiş şairler tarafından söylenmiştir.



VARSAĞI
  • İlk olarak Toroslarda yaşayan Varsak boyundaki ozanlar tarafından kullanılmıştır.
  • Kendine özgü bir bestesi vardır.
  • Müziğinde ve sözlerinde meydan okuyan,babacan, erkekçe bir hava duyulur.
  • Hece ölçüsünün 8’li kalıbıyla söylenir.
  • Diğer nazım şekillerinden farklı “bre,behey,hey” gibi ünlemlere yer verilmesidir.
  • Hayattan ve talihten şikayet işlenir.Koşma ve semailerde işlenen konuların aynısı işlenir.
  • Dadaloğlu ve Karacaoğlan’ın varsağıları ünlüdür.



DESTAN
  • “Yiğitlik,savaş,deprem,yangın gibi toplumsal açıdan önemli konular”ın işlendiği bir türdür.
  • Nazım birimi dörtlüktür.(En uzun 100 dörtlük olanları vardır.
  • Genellikle 11’li hece ölçüsü ile yazılır.
  • Son dörtlükte şair mahlasını söyler.
  • Kendilerine özgü bir söyleyişi vardır.
  • Kafiye örgüsü koşma ile aynıdır.
  • Halk şiirinin en uzun nazım biçimidir.
  • Kayıkçı Kul Mustafa’nın Genç Osman Destanı ‘’en ünlüsüdür’’.
  • Aşık edebiyatındaki destanla “epope” anlamındaki destan birbiriyle karıştırılmamalıdır.



B- AŞIK EDEBİYATI SANATÇILARI

KÖROĞLU
  • 16.yy’li halk şairlerimizdendir.
  • Bolu Beyi ile yaptığı mücadele ile tanınır.
  • Köroğlu’nun şiirleri, onun adının çevresinde oluşturulan  halk hikayeleri arasına serpiştirilmiştir.
  • Hikayelerin 24 farklı söylenişi vardır.
  • Şiirleri arasında yiğitçe,coşkun bir seslenişle söylenmiş koçaklamaları önemli bir yer tutar.
  • Aşk,tabiat gibi konuları işlediği şiirleri de vardır.


KARACAOĞLAN
  • 17.yy halk şairidir.
  • Bütün aşık edebiyatı şairlerini etkilemiştir.
  • Şiirlerinden yola çıkarak onun Anadolu’nun birçok yerini,Mısır, Rumeli ve Trablusgarb’ı gezdiğini anlıyoruz.
  • Aşk ve tabiat şairidir.
  • Dili sadedir arı ve duru bir Türkçe’dir.
  • Süsten gösterişten uzak bir anlatımı vardır.
  • Şiirlerinde tasavvufa ve dini konulara yer vermemiştir.
  • Şiirlerini hece ölçüsü ile yazmıştır.
  • Sevgililerin gerçek isimleri ilk kez onun şiirlerinde söylenmeye başlanmıştır.


KAYIKÇI KUL MUSTAFA 
  • 17.yy.ın ilk yarısında üne kavuşmuştur.
  • Yeniçeri Ocağı’ndan yetişmiştir.
  • Divan şiirinin etkisinden uzak, halk zevkine bağlı, doğal bir söyleyişi vardır.
  • Kahramanca bir eda ile söyleyişi, nazım kusurlarını kapatır
  • Osman’ın şehit edilişi, 4.Murat’ın Bağdat’ı kuşatması gibi tarihsel olayları işleyen şiirler, destan-lar söylemiştir
  • Şiirleri uzun süre yeniçeriler arasında, sınır boylarında sevilerek okunmuştur.
  • “Genç Osman Destanı” en tanınmış şiiridir.


AŞIK ÖMER( ? – 1707)
  • Konya doğumlu olan Aşık Ömer gençliğinde bir çok yerleri gezmiş,savaşlara katılmıştır
  • 17.yy. şairlerince “üstad” sayılmıştır.
  • Saz şairleri arasında en çok şiiri olan şairdir.     (1500 civarı)
  • Şiirlerinde Divan şiirinin etkisi açıkça görülür.
  • Hem aruz hem de heceyle şiirler yazmıştır.
  • Heceyle yazdığı şiirlerinde daha başarılıdır 
  • Dili diğer halk şairlerine göre biraz ağırdır.


DERTLİ(1772-1845)
  • Aşk yüzünden  usturayla kendini öldürmeye kalkışmış ve yara izinden ötürü “Dertli” mahlasını almıştır.
  • Halk, Tekke ve Divan edebiyatlarını yakından tanımış; bu alanda şiirler söylemiştir.
  • Şiirlerini hem aruz hem de heceyle söylemiştir.
  • Sanatçı kişiliğini ve başarısını, lirik koşma ve semailerinde görürüz.
  •  Şiirlerini Dertli Divanı’nda toplamıştır.


GEVHERİ ( ? – 1737?)
  • 17.yy sonu ve 18.yy başında yaşamıştır.
  • Şiirden Şam’a, Arabistan’a gittiğini bir kaynaktan da Rumeli’de bulunduğunu ve bir paşanın yanında katiplik yaptığını öğreniyoruz.
  • Şiirlerinde divan edebiyatının etkisi vardır.
  • Yer yer aruz ölçüsünü de kullanılmıştır.
  • Heceyle yazdığı şiirlerinde daha başarılıdır.
  • Şiirlerinde yabancı kelimelere ve divan edebiyatı mazmunlarına yer vermiştir.


ERZURUMLU EMRAH( ? – 1860) 
  • Erzurum’un köylerinde doğduğu için “Erzurumlu Emrah” olarak anılan şair, Anadolu’nun çeşitli yerlerini gezmiştir.
  • Saz şairleri içinde Divan şiirini en iyi bilenlerden biridir.
  • Heceyle yazdığı koşma ve semaileri yanında aruzla yazılmış gazel, murabba ve muhammesleri vardır.
  • Heceyle yazdığı şiirlerinde daha başarılıdır.


SEYRANİ(1807-1866)
  • Kayseri’nin Develi kasabasında doğmuştur.
  • İstanbul’a gelmiş ancak devrin büyüklerini hicvettiği için memleketine  dönmek zorunda kalmıştır.
  • Hicivleriyle tanınır. Çağın aksaklıkları, yetersiz yöneticileri, bilgisiz sofuları taşlamalarıyla yermiştir.
  • Aruzlar da yazmakla birlikte asıl şöhretini hece ölçüsüyle bulmuştur.


DADALOĞLU(1785?-1868?)
  • Toroslardaki göçebe Türkmenlerin Avşar boyundan olan Dadaloğlu’nun hayatı hakkında fazla bilgimiz yoktur.
  • Şiirlerinde yiğitçe bir sesleniş olduğu gibi içli söyleyiş de vardır.
  • Şehir yaşamından uzak olduğu için Divan şiirinden hiç etkilenmemiştir.
  • Semai, varsağı,koşma, destan yazmakla beraber asıl sanatçı kimliğini türkülerinde gösterir.
  • Dili, halkın konuştuğu Türkçedir;halk söyleyişini  şiirleştirmiştir.
  • İçinde bulunduğu tarih ve toplum olaylarını şiirlerine yansıtmıştır.


RUHSATİ(19.YY)
  • Lirik bir saz şairidir.
  • Tasavvufa bağlı bir şair olarak aruzla didaktik şiirler yazmıştır.
  • Hece ile yazdığı şiirlerinde daha başarılıdır.


SÜMMANİ(1860-1915) 
  • Doğu Anadolu’da aşık geleneğine bağlı olarak aşık olmuş, şiirler söylemiştir.
  • Hayali sevgilisi Gülperi’yi bulmak için pek çok ülkeyi gezmiştir. 
  • Destanlarında sosyal konuları, deprem ve yangın gibi acıları dile getirir.
  • Koşma ve semailerinde aşk, doğa ve insan sevgisini işlemiştir.
  • Orijinal buluşlarıyla halk söyleyişinin en güzel örneklerini vermiştir.


BAYBURTLU ZİHNİ(1802-1859)
  • Medrese öğrenimi görmüş,divan katipliği yapmış,memurluk yapmıştır.
  • Hece ve aruzla şiirler yazmıştır.Kaside, gazel ve tahmisler yazmıştır.
  • Asıl ününü, hece ile yazdığı,Divan’ına bile almadığı yergi ve taşlama türündeki şiirleriyle kazanmıştır. 
  • Şiirlerini topladığı bir Divan’ı ve “Sergüzeştname” adlı bir mesnevisi vardır.


AŞIK VEYSEL ŞATIROĞLU(1894-1973)
  • Sivas’ın Sivrialan Köyü’nde doğmuştur.Aşık şiirinin son büyük ustasıdır.
  • Yedi yaşındayken bir çiçek salgınında gözlerini kaybetmiş, babasının avunsun diye verdiği kırık sazla çalıp söylemeye başlamıştır.
  • Bir arkadaşı ile birlikte 3 ay yaya yürüyerek Ankara’ya gelmiş ve Cumhuriyet’in 10.yıl törenlerine katılmıştır.
  • Şiirlerinde aşk, yurt, sevgisi, toprak sevgisi dikkati çeker.
  • Gözlerinin dış dünyaya kapalı olması, ona zengin bir iç dünya kazandırmıştır.
  • Şiirlerinde sade bir Türkçe görülür.
  • Şiirleri Ümit Yaşar Oğuzcan tarafından “Dostlar Beni Hatırlasın” adlı kitapta toplanmıştır.


Eyüp ELMAS

Author & Editor

Merhaba Sevgili Öğrenciler,
Farklı bir platformda buluşuyoruz. Artık derslerimiz bu site ile birlikte daha verimli olacak. Sizler için hazırladığımız ders notlarına,buradan ulaşabilirsiniz. Zaman ilerledikçe yeni ders notları ve uygulamaları da ekleyeceğiz. Hepinize başarılar diliyoruz.

Hayatta muvaffak olmak için üç şey lazımdır: Dikkat, intizam, çalışma.” diyor Mevlana.
İyi çalışmalar..

0 yorum:

Yorum Gönder

Facebook'ta Bize Katıl