17 Şubat 2013 Pazar

Edebiyat Terimleri



  • MUAMMA: Kapalı biçimde anlatılan bir olayın ya da bilginin okuyucu tarafından anlaşılmasını, bunlarla ilgili soruların cevaplanmasını isteyen bir tür manzum bilmecedir.                     
  • NASİHAT: Bir şey öğretmek bir düşüncenin yayılmasına çalışmak gibi amaçlara söylenen didaktik şiirlerdir.
  • IYDİYYE: Bayram dolayısıyla kaleme alınan kasidelere denir.
  • BAHARİYYE: Baharın gelişini, doğadaki değişimleri çiçeklerin açmasını, kelebeklerin uçmasını konu edinen kasidelere denir.
  • CEMREVİYE: Divan şairlerinin cemre düşmesi nedeniyle dönemlerindeki büyük kişilere sunmak için kaleme aldıkları kaside türüdür.
  • GAZAVATNAME: Ordunun akınlarını, savaşları, kahramanlıkları, zaferleri anlatan düz yazı ya da şiir biçimindeki edebi türdür.
  • SAHİLNAME: Divan şairlerinin İstanbul kıyıları ile buralardaki yerleşim yerlerini, yaşayış biçimlerini anlattıkları şiirlerin genel adıdır.
  • SAKİNAME: Divan edebiyatında gerçek ya da mecaz anlamıyla ve içki âlemlerinin övülerek anlatıldığı şiir türüdür.
  • KIYAFETNAME: İnsanların fiziksel görünümlerini esas alarak karakterlerini açıklamaya çalışan eserlerdir.
  • SURNAME: Şehzadelerin sünnet, kadın sultanlarının evlenmeleri nedeniyle yazılan şiir ya da düz yazı biçimdeki eserlerdir.
  • HAMAMNAME: Hamamları, hamam eğlence ve sohbetlerini, hamamdaki güzelleri betimlemek için yazılan eserlere denir.
  • HİCVİYE: Bir kişiyi, kurumu, toplumsal olayı, geleneği yeren söz, düz yazı ya da şiir türünde verilen eserlere denir.
  • HEZLİYAT: Alaylı bir dille kaleme alınmış nazım türüdür. Kaba şakalara, taşlamalara ve sövgülere yer verilir.
  • TARİH DÜŞÜRME: Önem verilen bir olayın yılını göstermek üzere ebcet hesabı ile bir cümle, bir dize ya da beyit söyleme sanatıdır.
  • LUGAZ: Şiir biçiminde oluşturulan bilmecelere Divan edebiyatında lugaz denir.
  • DARİYE: Divan şiirinde ev ile ilgili kasidelere verilen addır.
  • RAHŞİYE: Atlar için yazılmış kasidedir.
  • MAKTEL_İ HÜSEYİN: Hazreti Hüseyin’in Kerbela’da şehit edilişini konu alan ve acıklı bir üslupla yazılan eserlerin tümüne verilen isimdir.
  • MİRACİYE: Hazreti Muhammed’in göğe yükselişini konu alan edebi yapıtlardır.
  • HİLYE: Hazreti Muhammed’in fiziksel ve kişisel özellikleri ile örnek davranışlarını konu alan eserlere denir.
  • MEVLiT: Hazreti Muhammed’in doğumunu ve kısaca yaşamını özgü ile anlatan yapıtlardır.
  • MENKIBE: Din ulularının, ermiş kimselerin yaşamlarını yaptıkları olağanüstü işleri dile getirip anlatan öykülere verilen addır.
  • KIRK HADİS: Belli bir konu çerçevesinde toplanmış 40 hadisten oluşan yapıtlara verilen isimdir.
  • KISAS-I ENBİYA: Peygamberlerle ilgili kıssaları içeren yapıtların genel adıdır.
  • TEZKİRE: Çeşitli sınıftan meşhur insanların, özellikle şairlerin hayatlarını anlatan biyografik eserlerdir.
  • MÜNŞEAT: Divan edebiyatında çeşitli konularda yazılmış düz yazılardan oluşan eserlerdir.
  • SEFARETNAME: Siyasal bir görevle yut dışına gönderilen elçilerin ya da bunların yanlarında bulunanların gittikleri yerin durumuna ve özelliklerine ilişkin izlenimlerini, görüşlerini, olayları anlattıkları yapıtlardır.
  • LETAİFNAME:  Divan edebiyatında içerisinde güldürücü öğeler bulunan anı-fıkra nitelikleri taşıyan eserlere verilen addır.
  • SİYASETNAME: Devlet adamlarına yöneticilik sanatına ilişkin bilgiler veren edebi yapıtların genel adıdır.
  • EVLİYA TEZKİRESİ: Din ulularının gerçek ya da efsaneleştirilmiş yaşam öyküleri ile kerametlerini anlatan yapıtlardır.
  • SİYER-İ NEBİ: Peygamberimizin hayatını ve savaşlarını anlatan eserlerdir.
  • HAMSE: Beş mesneviden oluşan eserler topluluğuna denir.
  • MECMUA: Divan şairlerinin eserlerini topladıkları defterlerdir.
  • NAZİRE: Bir şairin, başka bir şairin şiirini konu ve biçim yönünden örnek alarak aynı ölçü, aynı uyak ve aynı redifle yazdığı benzer şiirdir.
  • TEHZİL: Ciddi bir esere mizahi tarzda nazire yazmaktır.
  • SECİ: Divan edebiyatında, düzyazıda görülen kafiyedir.
  • VELÂYETNAME: Allah dostlarının, velilerin hayatlarını anlatan eserlerdir.
  • AZADE: Divan şiirinde bağımsız, tek dizelere denir.
  • MAHLAS: Şairlerin şiirde kullandıkları takma isimlerdir.
  • TEGAZZÜL: Kaside veya mesnevilerin içine yazılan gazeldir.
  • MENAKIBNAME: Menkıbeler, menkıbname olarak da adlandırılır. Kahramanların, din büyüklerinin, tarikat kurucularının, ermişlerin hayatları anlatılır.
  • AHENK:Uyum.Kelimeler veya cümlelerin kulağa hoş gelecek şekilde söylenmesine denir.
  • BADE:Tasavvuf edebiyatında aşk anlamına gelir.
  • BERCESTE:Sanat değeri yüksek olan dize.
  • EPİZOT:Hikaye,roman veya şiirde ana konuya bağlanan ikinci konu.
  • FENEFİLLAH:Allah’ın varlığı içinde yok olma.
  • FONETİK:Dilin ses ve ton eğitimine denir.
  • HAMSE:Divan edebiyatında beş mesnevinin bir araya gelmesiyle oluşturulan yapıt.
  • KURMACA:Yaşanmadığı halde yaşanmış gibi tasarlanmış,kurgulanmış.
  • İNŞA:Divan edebiyatında edebi nesre terim olarak verilen ad.
  • MÜNŞİ:İnşa yazanlara denir.
  • MÜNŞEAT:Değişik nesir yazılarına verilen ad.
  • VAHDET-İ VÜCÜD:Varlığın birliği anlamına gelir.
  • HÜSN-İ MUTLAK:Mutlak güzellik.
  • TİYATRO TERİMLERİ :
  • ADAPTASYON: Yabancı bir eseri yer adları, şahıs adları, deyimleri, gelenek ve görenekleriyle yerli hayata uygulayarak çevirme; uyarlama.
  • BALE: Müzik eşliğinde bir çeşit pandomim olarak yapılan dans gösterisi.
  • BENZETMECİ TİYATRO:  Seyirciye sahnede olup bitenlerin gerçek olduğu izlenimini veren tiyatro anlayışı.
  • DARÜLBEDAYİ: İstanbul Şehir Tiyatrosunun eski ismi.
  • DEKOR: Tiyatroda, sahneyi eserin konusuna göre döşeyip hazırlamada kullanılan eşyanın ve araçların toplu adı.
  • DİKSİYON: Tiyatro ve benzeri edebiyat türlerinde dilin müzik karakterini başarı ile yaşatabilme yeteneği.
  • DİYALOG: İki kişi arasında karşılıklı konuşma.
  • DİONYSOS: Anadolu ve Yunan mitologyasında, doğanın yenileyicisi ve yaşamın simgesi olan şarap ve coşku Tanrısı.
  • DOĞAÇLAMA:1.metne dayanmayan, içe doğduğu gibi oynama ve konuşma.
  • DRAMA: Şiirsel, anlatısal ya da diyaloglar halinde yazılan ve yazınsal metnin, oyun kişilerinin söyleminden oluştuğu edebiyat türü.
  • DRAMATURG: Oyun yazarlığı tekniği bilen, tiyatroya gönderilen metinleri inceleyen, seçen, repertuvar için öneri hazırlayan kişi.
  • DRAMATİZE ETMEK: Bir olayı, duyguyu, düşünceyi canlandırarak anlatmak; bir vakayı; bir vakayı olduğundan daha acıklı bir şekle sokmak.
  • DUBLÖR: Tiyatroda ve sinemada bir rolün yedek oyuncusu.
  • ENTRİKA: Roman, hikâye ve tiyatro türlerinde, olayların okuyucuda ya da seyircide merak uyandıracak şekilde birbirine dolanması.
  • EPİK TİYATRO: Benzetmeci tiyatroya karşıt olarak, seyirciyi gözlemde bulunan bir üçüncü kişi durumuna getirerek onun usçul yönelişte karar vermesini sağlayan tiyatro anlayışı.
  • EPİZOT: Bir hikâyede asıl olaya karışan ikinci derecede önemli bir olay.
  • FARS: Komedinin düşünceden çok göze ve duyulara yönelen, sanat yönü az, kaba bir türü.
  • FASIL: Tiyatroda perde karşılığı kullanılmıştır.
  • FEERİ: Masalların tiyatro sahnesinde dramatize edilmesinden doğma, kahramanları arasında cinlerin, perilerin de rol aldığı bir tiyatro türü.
  • FİGÜRAN: Bir oyunun kalabalık sahneleri doldurmak için kullanılan, bazen birkaç söz söyleyen, çoğu kez de konuşmayan kişi.
  • GÖSTERMECİ TİYATRO: Tiyatronun tiyatro, oyunun oyun olduğunu vurgulayan, kişileri ve olayları canlandırmadan gösteren, seyirci ile sahne arasında estetik uzaklık koyup seyircinin oyuna ussal yoldan katılmasını sağlayan tiyatro anlayışı.
  • GROTESK: Tiyatroda karikatürleştirme işleminin özü olan grotesk, seyirciyi yabancılaştırarak, tuhaf ve şaşırtıcı biçimlerle karşıt görüntüleri birleştirerek güldürmeye yönelen, ussal dizgeye karşı çıkarak, ussal bir sonucu getiren, temelde ciddi, ama görünüşte gülünç ve abartılı olan biçim.
  • JEST:  Tiyatro sahnesinde, sanatçıların bütün el, kol, ayak ve benzeri beden hareketleri.
  • KABARE TİYATROSU: Daha çok güncel konuları iğneleyici, taşlayıcı biçimde ele alan skeçlerin oynandığı, monologların, şarkıların ve şiirlerin söylendiği küçük tiyatro.
  • KANTO: Tanzimat Dönemi’nde Türk sahnesinde azınlık aktrislerce başlatılan oyunlu ve neşeli şarkılar.
  • KARAKTER: Kişileştirme işleminde derinlemesine ele alınan oyun kişisi; kendine özgü nitelikler içinde ruhsal gelişimi olan oyun kişisi.
  • KARAKTER KOMEDYASI: Bu komedya biçiminde gülünç kahramanın yanlış ve zayıf yanları öne çıkar. Toplum içindeki yanlışların eleştirisi oyunun başkişisi yoluyla sağlanır.
  • KORO: Belli bir ölçüye göre yazılmış ya da ezgili sözleri beraberce söyleyen topluluk.
  • KOSTÜM: Tiyatroda sanatçıların giydiği, oyuna uygun kıyafet.
  • KULİS: Tiyatroda, sahnenin arkasında bulunan kısım; sahne arkası.
  • MELODRAM:19.yüzyılın sonlarında dramın yozlaşmasıyla ortaya çıkan, müziğin de yer aldığı, kişilerin kalıplaştığı abartılı oyun türü.
  • MİMİK: Bir duygu veya düşüncenin kaş, göz, ağız, yüz hareketleriyle anlatılması.
  • MİZANSEN: Bir tiyatro eserinin sahneye konması, sahneye göre düzenlenip uygulanması.
  • MONOLOG: Tek kişinin konuşması. Tek kişilik taklitli bir komedya türü.
  • MUHAVERE: Karşılıklı konuşma. Tiyatro, roman, hikâye, fabl, röportaj ve benzeri türlerde kahramanların birbirleriyle konuşmaları.
  • MYSTER: Dini sevdirmek amacıyla Hıristiyanlıkla ilgili olayları konu edinen kilise oyunu.
  • OPERA: Baştan sona bestelenmiş, sololu, korolu, orkestralı sahne oyunudur.
  • OPERAT: Olayları toplumsal, siyasal yergi öğeleri içererek ve gülünç tarzda anlatan müzikal sahne oyunudur.
  • PANDOMİM: Sessiz hareketler, jestler, yüz ifadeleri ve kostümler yoluyla duyguları, düşünceleri, tutkuları anlatmaya yarayan tiyatro çeşidi.
  • PERDE: Tiyatro eserinde sahnedeki perdenin açılmasından kapanmasına kadar geçen bölüm.
  • PİYES: Tiyatro eseri.
  • REJİ: Sahneye koyma ve yönetme işi.
  • REJİSÖR: Sinema ve tiyatroda, eserin sahneleninceye veya seyirci önüne çıkıncaya kadar geçirdiği her anı yöneten kimse; yönetmen.
  • REPERTUVAR: Opera, operet ve tiyatro topluluklarının bir oyun mevsiminde gösterecekleri eserlerin listesi.
  • REPLİK: Oyuncunun sözü karşısındakine bırakırken söylediği son söz.
  • ROL: Opera, operet, tiyatro ve benzeri sahne sanatlarında, oyuncuların, eser kişilerini sahnede canlandırmaları.
  • RÖVÜ (REVÜ) :Tiyatroda, eserden önce gösterilen müzikli ve danslı oyun.
  • SAHNE: Tiyatro eserinde bir perdelik bölümün, dekor bakımından değişik olan küçük kısımları.
  • SENARYO: Tiyatroda yazılı metin.
  • SUFLÖR: Tiyatroda, kuliste durarak oyunculara sözlerini fısıltıyla söyleyip hatırlatan yardımcı.
  • TABLO: Tiyatro eserlerinde, perdeden daha küçük bölümlerin her biri.
  • TEMSİL: Bir tiyatro eserinin oynanması.
  • TİRAT: Sahnede kişilerin birbirlerine karşı söyledikleri uzun sözler.
  • TRAJİKOMİK: Hem acı, hem gülünç olayların anlatıldığı tiyatro.
  • TÖRE KOMEDYASI: Toplumun belirli bir döneminin ya da kesitinin geleneklerini ele alan ve bunarlın aksayan, zayıf yanlarını gülünçleştirerek işleyen komedi türü.
  • TULUAT: Tiyatro türlerinden biridir. Sanatçılar, oynadıkları eserin konusuna bağlıdırlar; ama oyundaki sözleri içlerinden geldiği gibi söylerler. Yazılı esere uymak mecburiyetleri yoktur. Perdeli orta oyunu da denir.
  • ÜÇ BİRLİK KURALI: Klasik tiyatroda uyulması gerekli üç temel kural.1.Zaman birliği(Olayın en çok 24 saat içinde geçmesi).2.Yer birliği(Olayın aynı yerde geçmesi).3.Olay birliği (Eserin bir tek ana olay çevresinde gelişmesi).
  • VODVİL: Entrika komedisi. Sadece güldürme amacını güder.
Eyüp ELMAS

Author & Editor

Merhaba Sevgili Öğrenciler,
Farklı bir platformda buluşuyoruz. Artık derslerimiz bu site ile birlikte daha verimli olacak. Sizler için hazırladığımız ders notlarına,buradan ulaşabilirsiniz. Zaman ilerledikçe yeni ders notları ve uygulamaları da ekleyeceğiz. Hepinize başarılar diliyoruz.

Hayatta muvaffak olmak için üç şey lazımdır: Dikkat, intizam, çalışma.” diyor Mevlana.
İyi çalışmalar..

0 yorum:

Yorum Gönder

Facebook'ta Bize Katıl